Editörün Notu: turizmakdeniz.com gezi rotalarında bu hafta, çam ormanlarının denize uzandığı, üç farklı doğal limanı ve büyüleyici tarihiyle Akdeniz'in en huzurlu köşelerinden biri olan Phaselis’e konuk oluyoruz.
Antalya’dan Kemer yönüne doğru ilerlerken, Tahtalı Dağı’nın görkemli silüeti eşliğinde yeşilin her tonuna ev sahipliği yapan çam ormanlarının arasına süzülüyorsunuz. Aracınızdan indiğiniz ilk anda burnunuza çalınan o yoğun çam ve reçine kokusuna, az ileriden gelen tatlı bir deniz meltemi eşlik ediyor. Burası, tarihin doğayla belki de en güzel bütünleştiği yer: Phaselis.
Kemer ile Tekirova arasında yer alan bu antik kent; sadece tarihi kalıntılarıyla değil, geçmişte tüccar gemilerini ağırlayan büyüleyici üç ayrı doğal koyuyla ziyaretçilerine adeta bir cennet sunuyor.

İlk İzlenim: Su Kemerleri ve Gölgeli Su Yolları
Otoparktan çıkıp antik kentin kalbine doğru yürürken sizi ilk olarak yüzyıllardır dimdik ayakta duran görkemli Su Kemerleri (Avedukt) karşılıyor. Yeşilliklerin arasından yükselen bu taş yapılar, Phaselis’in antik dönemde su ihtiyacını nasıl mükemmel bir mühendislikle karşıladığını gözler önüne seriyor.
Kemerlerin altından geçip kentin ana caddesine (Agora Caddesi) adım attığınızda, mermer kaplı geniş yolun iki yanında yükselen sütunlar ve yapı kalıntıları arasında yürümek sizi doğrudan M.Ö. 7. yüzyıla götürüyor. Büyük İskender’in krallar gibi karşılandığı, kış aylarını geçirmekten büyük keyif aldığı bu caddede yürürken adımlarınızı yavaşlatıp etrafı hissetmek bambaşka bir duygu.
Tarihin İçinde Yüzmek: Üç Büyülü Liman
Phaselis’i Akdeniz’in diğer antik kentlerinden ayıran en tüyler ürpertici ve keyifli özelliği, tarihin tam ortasında denize girme imkânı sunması. Kent, üç farklı doğal limana yayılmış durumda:

- Kuzey Limanı: Genellikle daha sakin ve taşlık olan bu liman, antik dönemin askeri ve ticari korunaklı alanıydı. Sığ ve berrak sularında serinlemek oldukça dinlendirici.
- Orta Liman: Su kemerlerinin hemen arkasında kalan, çam ağaçlarının gölgesinde dinlenebileceğiniz, dalgasız ve taşlık bir koy.
- Güney Limanı (Ana Liman): Phaselis’in en popüler noktası! İncecik kumu, sığ deniz suyu ve etrafını saran çam ormanlarıyla büyüleyici bir plaj. Bir yanda antik tiyatronun kalıntıları, diğer yanda turkuaz bir deniz... Suyun içinde yüzerken kafanızı kaldırıp binlerce yıllık su kemerlerine bakmak, tarif edilemez bir deneyim.

Gezginler İçin Küçük İpuçları (Pratik Bilgiler)
- Ne Zaman Gitmeli? Yaz aylarında deniz keyfi yapmak harika olsa da antik kenti rahatça gezmek ve piknik alanlarının tadını çıkarmak için sabahın erken saatleri veya Eylül-Ekim ayları biçilmiş kaftan.
- Ne Giymeli / Yanınıza Ne Almalı? Deniz ayakkabısı (özellikle taşlık kısımlar için), şapka, bolca su ve şnorkel! Su altındaki antik kalıntı izlerini ve balıkları izlemek için şnorkelinizi mutlaka yanınıza alın.
- Müzekart Geçerli mi? Evet, Phaselis ören yerine Müzekart ile giriş yapabilirsiniz.
- Piknik ve Huzur: Çam ormanlarının gölgesinde piknik yapabilir, hamak kurup tarihin ve doğanın sessizliğinde kitabınızı okuyabilirsiniz.
Son Söz: Phaselis, bir antik kent gezisinden çok daha fazlası; hem ruhunuzu dinlendireceğiniz bir doğa kaçamağı hem de tarihin serin sularına kendinizi bırakabileceğiniz bir Akdeniz rüyası. turizmakdeniz.com okuyucularına tavsiyemiz: Yanınıza deniz malzemenizi ve piknik sepetinizi alın, Phaselis’in yeşille maviyi buluşturan kollarında unutulmaz bir gün geçirin!
Yorumlar
0Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.